kişisel web sayfası, yazılar, yorumlar, makaleler, özgeçmiş
her şey hakkında bir şey veya bir şey hakkında hiç bir şey...

İpek Turizme Faks var... (24 Ağustos 2007)

Geçenlerde başıma gelen olaylardan sonra *pek turiazme bu faksı gönderdim. Bana ilginç geliyor. Bilmiyorum valla...

Sayın *pek Turizm Yetkilileri,

Ben Erciyes Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi bir yolcunuzum. Şimdiye kadarki tüm Ankara – Kayseri yolculuklarımı *pek Turizm ile yaptım. Ancak son bir ay içinde başıma gelen 3 ayrı olay, beni *pek Turizm ‘den kesinlikle soğuttu, hatta nefret ettirdi.

İlk olay, bundan yaklaşık 1 ay önce gerçekleşti. Kayseri ‘den saat 21:00 otobüsüne bindim. AŞTİ ‘ ye normal ulaşma saati olan 5 saatte indik. Fakat, iş servislerinizden faydalanmaya gelince, iş değişti. İzmir otobüsüne yolcu götüreceğiz, İzmir otobüsünden yolcu alacağız derken, ufak bir Ankara turu sonunda evime bir buçuk saat sonra inebildim. (3:30) Sabah otobüse binerek Kayseri ‘ye gidiyorum, akşam geri dönüyorum ve bu yorgunluk üzerine bir de Ankara turu atarak, uykumdan 1 saatten fazla fedakarlık ediyorum. Ertesi gün işime geç kalıyorum, ve bunun tüm sorumlusu sadece ve sadece sizin Ankara yazıhanenizdeki sorumsuz servis görevlileri.

Aslında bu şikayeti size o zaman anında yapacaktım, ama *pek ‘e son bir şans daha vereyim dedim. Bu yüzden bu mesaj 1 ay gecikmeli geliyor.

Daha sonra yine saat 21:00 de bindiğim bir otobüs, Keskin Binboğa tesislerinde arıza yaparak yolda kalıyor. Burada fazla bir şey diyemiyorum fakat esas sorumsuzluk olarak gördüğüm şey, otobüsün arızalı olduğunun bilinmesine rağmen yola çıkmasına izin verilmesiydi. Çünkü, 3 numaralı koltukta oturuyordum, ve Kayseri ‘de bir şeylerin ters gittiğini biliyordum. Otobüsün hava takviye sisteminde bir arıza vardı. Şoför ve muavin bunu biliyorlardı, ama görmezden gelerek hem tamamen dolu bir otobüs dolusu insanın hayatını tehlikeye attılar, hem de evime bir saat geç gitmeme sebep oldular. Ben Keskin ‘de bir saat sonraki Ankara otobüsüne binerek evime geldim, fakat, bursa ve Balıkesir yolcuları orada ne kadar beklediler bilmiyorum. Buna da şükür diyebilirim, çünkü hava takviye sistemi otobüsün hayati mekanizmalarından biridir sanıyorum. Eğer yolda bu sebepten bir kaza olsaydı bunun hesabını nasıl verecektiniz merak ediyorum.

Buna da bir şey demedim, çünkü nihayetinde mekanik bir şey olan otobüs, her an arıza verebilir. *pek Turizm ile devam etme kararı aldım.

Fakat dün yaşadığım olay artık son damla oldu. Yine Kayseri ‘den 21:00 Bursa-Balıkesir otobüsüne bindim. Otobüse bindikten sonra, artık alıştığım gibi bana nerede ineceğim soruldu. Ben de her zamanki gibi, Ankara Terminal ‘den şehir içi servislerinizi kullanmak amacıyla, Ankara Terminal dedim. (AŞTİ) Her şey güzel gidiyordu, ta ki Ankara ‘ya gelene kadar… Ankara ‘ya girerken Ankara Terminale uğramayacağımız söylendi. AŞTİ ‘ye yakın bir yerde otobüs durdu. Ben sadece “Havaalanı yolcuları insin” gibi bir uyarı duydum. Ayrıca duymak zorunda da değilim sanıyorum. Otobüs içinde uyuyakalmak gibi bir hakkımın da saklı olduğunu sanıyorum. Kayseri ‘de otobüse biner binmez nerede ineceğimi sadece hava olsun diye sorduğunuzu da sanmıyorum. Eğer dün gece otobüste uyuyakalsaydım, şu anda Ankara-Balıkesir arasında olurdum herhalde. Ben uyumadığım halde olan biteni anlamadım. Tüm Ankara yolcuları, otobüsün durduğu terminal ‘e yakın bir yerde indi. Ben etrafıma bakarak birilerinin beni uyarmasını bekledim, ama birkaç tane Ankara yolcusu otobüste kaldığı için, AŞTİ yolcularının, ileride ineceklerini sanarak beklemeye başladım. Otobüs, Ümitköy kavşağına geldiğinde, yerimden kalkarak servis görevlisine otobüsün terminale uğrayıp uğramayacağını sordum. O da uğramayacak cevabını vererek, otobüs şoförünün yanına gitti. Otobüs Ümitköy köprüsünün altında durdu, ben indim, servis filan çağırılacağını sandım, ama nerde… Servis görevlisi pişkin pişkin geçen otobüslerden birine el kaldırmamı, onların beni terminale götüreceğini söyledi. Bilmiyorum, çevre yolunun ortasında tek başına duran birini hangi otobüs alır? Buna rağmen bekledim, ama gelen geçen bir otobüs olmadı. Ben de Ümitköy kavşağı gibi tenha bir yerden, yürümeye başladım. Nereye gittiğim hakkında en ufak bir fikrim ve de etrafımda benden başka en ufak bir canlı yoktu. Gecenin o yarısında (saat 2:00) ve soğukta ben ilerlerken, AŞTİ ‘de bir Turizm Şirketinde görevli birisi beni terminale kadar getirdi. Terminalde ise bu gibi bir rezaletten sonra, yazıhane görevliniz tarafından suçlandım. Sonuçta dün gece evime iki saat gecikmeli gittim. Merak ediyorum da, sizin şirketinizin görevlilerinin sorumsuzlukları yüzünden daha ne kadar uykumdan ve zamanımdan fedakarlık edeceğim?

Sayın Bay/Bayan, Ispanak taşımıyorsunuz, bizler insanız, bu olayın farkına bile varmadığınızı sanıyorum. Çünkü firmanız kesinlikle disiplinden uzak, ve olan bitenden haberiniz bile yok. Görevlilerinizin kamyon şoföründen bir farkı olması gerektiğini düşünüyorum. Ve artık, sigara kokan otobüslerde yolculuk yapmak istemiyorum. Ya da Bozuk otobüslerde, hayati tehlike altında, ve hız sınırında.

Eğer doğu otobüslerine 5 milyon lira verip gelmiyorsak, ve size 10 milyon lira vererek geliyorsak bir farkımız olmalı bence. Benim başıma gelenler “Paranla rezil olmak” olarak tabir ediliyor sanıyorum…

Ben 15 günde bir Ankara-Kayseri arasını karşılıklı gelip giden birisiyim. Ve bundan sonra ne yapacağımı bilmiyorum. Galiba, doğu firmalarıyla yolculuk yapacağım, onlar en azından beni terminale bırakırlar da oradan da başımın çaresine bakarım diye düşünüyorum. Bunun yanında, elimdeki tüm gücü kullanarak, arkadaşlarımın ve akrabalarımın kesinlikle *pek Turizm ile yolculuk yapmasını engelleyeceğime emin olabilirsiniz.

Bir daha sonsuza kadar görüşmemek dileğiyle,

[İmza falan filan]

Not: Ekteki biletler, sadece 12.02.2002 tarihinden itibaren sakladıklarım, yani vergi iadesinde kullanmadığım biletlerdir. Şimdiye kadar ağlım biletleri uç uca eklersem, yaklaşık 2,5 metre olacağını tahmin ediyorum. Ortalama 5 günde bir şirketinize 10 milyon lira veriyorsam, sizden bu faksımı cevaplayacak kadar nezaket bekliyorum.

Ekler (12.02.2002 den bu yana sakladığım biletlerim)-->

-ve şimdiye kadar sakladığım tüm biletlerimi ekledim. Faksın toplam uzunluğu 1,5 m kadar oldu. Radyolara gönderilen istek fakslarına benzedi... Gelen cevap ise daha komik. Onu da başka zaman yayınlarım...

Şimdilik hoşçakalın...



Geri Dön | Ana Sayfa
 
Son güncelleme: 20 Ağustos 2008 14:21
Bu sayfadaki içeriği izinsiz kopyalayan eşek kulaklıdır.
© Ali AYEN Ankara - 2007