 |
Ünsüzlerin Son Sözleri (25 Ağustos 2007)
-Abi, ben bu arabayla gözü kapalı 180 yaparım be, ne diyon sen!
-Hiii, kocacığım! Sen Ankara’da değil miydin?
-Baksana, nötr olan tel bu muydu?
-Oğlum bırak o tüfeği, şeytan doldurur.
-Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mı öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli!
-Sayın seyirciler! Şimdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum.
-Bu günkü deneyimizde, basınç altındaki metan gazına elektrik deşarjı uygulayacağız. Ortamda oksijen yoksa, bir şey olmaz.
-Arkadaş, biz denizde büyümüş adamız. Şimdi sana 30 m dipten kum çıkarayım da gör.
Tolga da bazı çeşitlemeler göndermiş:
-Gönder, gönder! Ben tutarım.
-Abi çok seri bir araba bu yaa!
-Korkma hayatım, arabamızda ABS ve airbag mevcut.
-Postanede bana ait bir koli varmış, onu almaya geldim.
-Oolum 5 taş çaldım, ruhun bile duymadı.
-Bakın çocuklar, bu deney seti, kapağı açılınca güvenlik önlemi olarak elektriği keser.
-Demek, pirana dedikleri şey bu. Hi ho ho ha! Bak Hulusi Abi, bıyıklarıyla oynuyorum, bir şey olmuyor.
-Ey ruuuuh! Geldiyseeeen...
-O irmiği neden aldın Nurhan? Helva mı yapıcan? Niye?
-Doğal gazın ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor ve doğal gazla çalışan ilk ocağı huzurlarınızda yakıyorum.
-Evladım, beni karşıdan karşıya geçirir misin?
-Geel! Geeel! Sağ yap gel!
-Canikom, bu etin tadı sana da biraz garip gelmedi mi?
-Müjdemi isterim Turan Abi, bir kızın daha oldu!
-Kim bekler lan yeşilin yanmasını!
-Eşşek şakası yapmayın lan!
-Bekle Cemşit Abi, ben bir dalıp çıkıcam.
-Korkma hanım, bu saatte kapımızı kim çalacak? Tanıdık biridir.
-Hala karlı mı gösteriyor, hanım?
-Elektrikçiye ne gerek var canım! Ben hallederim.
-Bak şimdi nasıl sollayacağız lavuğu.
-Gel abi, burası boyu geçmiyor.
-Ay'a bak Ay'a! Kamyon farı gibi...
-Ben denedim, korkmayın!
-Bak Kadri Abi, suyun derinliği önemli değil, asıl iş atlamasını bilmek...
-Hi hi ha! Bak, gelen şey köpek balığına ne kadar da benziyor!
-Rasim Abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?
-Nalan, bir kibrit yak da bakalım ne kokusuymuş?
-Yapma Satılmış Abi, Şeytan doldurur.
-Yav Hayrettin Abi, burası Fener tribünü değil galiba?
Metin de bazı çeşitlemeler göndermiş:
-Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma...
-Fişi çekmeye hiç gerek yok, bu devrede sadece 5 volt var. Hemen hallederim.
-Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
-Çekinme, gel. Bu tünelden bu saate kesinlikle tren geçmez.
-Korkma, bu silaha 50 yıldır tek kurşun girmedi.
-Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
-Aslanın kafesi boşken içine bir girelim, bakalım nasılmış?
-Bakın şimdi şu boğayı nasıl tek başıma devireceğim.
Ulvi de bazı çeşitlemeler göndermiş:
-Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık?
-Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
-Amma keskin virajmış yav!!
-Evet,Murteza benim, bi durum mu var?
-Bak şimdi tren durmadan nasıl atlıycam.
-Yapma oğlum şeytan doldurur.
-Kim yağladı bu sarmaşıkları? (Tarzan)
-Ne tatlı şey, ısırmaz di mi?
-Ben zaten ölmüşüm, hadi vur beni.
-Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel)
Eyüp de bazı çeşitlemeler göndermiş:
-Canııım!!! Ne kadar sevimli bir köpeksin sen öyle.
-Merdiveni sıkı tut, tamam mı?
-Aaaa!! Kim koymuş bu kabloyu yolun ortasına? Dur şunu kaldırayım şuradan...
-Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
-Pardon, isteyerek olmadı.
-Evet arkadaşlar! Dikkatle izliyorsunuz. Şimdi bombanın pimini çekip 10'a kadar sayıyoruz... Bir, iki, üç, dört, beş, al...
-Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
-Vay beee!! Ne kadar da yüksekmiş bu bina! İnsanlar... Arabalar... Buradan karınca gibi gözüküyo.
-Oolum! Gel buraya çık. Armutların en iyisi ağacın yukarıs...
-Bu barajın ülkemiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyor ve hafriyat çalışmalarını başlatacak ilk dinamitleri patlatmak için düğmeye basıyorum.
-Aklınca beni kandırıcan öölemiii! Yutar mıyım ben o oyuncak tabancayı?
-Höst ulan pis inek! Kalk şu yolun ortasından! Ne işin var burda! Deh! Deh! Deh! Ahh! N'oluyo size yaaa?
-Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi.
-Hey garson! Bir adet ketçap getirir misiniz? (El işareti kullanarak.)
-Yaklaşmayın!!! Atarım kendimi yoksa. Ahh imdaaaat!!!
-Hep böyle uysal mıdır bu hayvan?
-Rerere! Rarara! Gassaray, Gassaray, Cimbombom!
-Yahu, şu öndeki arabanın fren lambaları neden bu kadar sarı ve parlak!
Geri Dön
|
Ana Sayfa
|
|
|