 |
Quantum Fiziğinin Doğuşu (25 Ağustos 2007)
Quantum fiziği 1930'larda A Einstein ile N Bohr arasındaki bahse tutuşmasonucunda gelişip serpildi. Bahis hangisinin en saçma teoriyi ileri sürebilecekleri hakkındaydı. Dahası sadece ileri sürmeyip bir de onu yayınlayabilmeyi içeriyordu. Çoğu kimse Bohr’un quantum fiziğini ileri sürerek bahsi kolayca kazandığını düşünüyor, ancak Einstein’ın da yüzme kıyafeti yarışmasında çok iyi olduğunuda unutmamak gerek.
Quantum fiziğinin en önemli araştırmacılarından birisi W Heisenberg’dir.O çok şakacı bir adamdı. Hep tek satırlık cümleler söylerdi. Mesela şuduvar yazısı ona aittir:
Delta p çarpı delta x büyüktür eşittir heeee, heh, heh, heeeee!
Zamanla onu için de grafitiler yazıldı. En meşhuru da şudur:
"Heisenberg buralarda olabilir."
Bu, Heisenberg Belirsizlik İlkesi olarak bilinir. Bu prensip Goedel’in NoksanlıkTeoremiyle yakından ilgilidir. Bu teorem basitçe şöyle der:
"Bazı şeyler doğru olabilir, fakat bunu kanıtlayamazsın."
Heisenberg Belirsizlik İlkesi der ki,
bir şey epey küçükse, onun hakkında hiç, bir şey söyleyemezsin, hatta dahada küçükse göremezsin bile.
Ne var ki insanlar bunun bir şaka olduğunu anlayamadılar ve bu ilkeyibiraz daha derinden incelediler. Bir araya gelip bütün gün oturuyorlarve gedankesexperimenten adını taktıkları bir iş yapıyorlardı. Bu da basitçeşu anlama geliyor:
"Allah’a şükürler olsun ki, biz teorik fizikçiyiz, bununiçin de ellerimizi parçacık hızlandırıcıları ve diğer ağdalı makinelerlekirletmek zorunda değiliz."
Bu düşünce deneylerinin en ünlüsü Schroedinger’in kedisi olarak bilinir.Bu olayda bir kaç fizikçi E Schroedinger’in sevimli kedisi Sarman’ı kaçırmışve zavallı hayvanı içinde radyoaktif bir numunenin de bulunduğu bir kutuyakilitlemişlerdi. Sonra da kutunun etrafına gezinerek kutuda nelerolup bittiğini anlayamadıkları hakkında yorumlar yapmışlardı. Neyse kibir süre sonra temizlikçi kadın gelmiş, kutuyu bulmuş, açmış ve fizikçilerekedinin yaşayıp yaşamadığı ya da onun mutasyon geçirip Kıbrıs büyüklüğündebir pireye dönüşüp dönüşmediğini söylemiş ve fizikçileri bu büyük derttenkurtarmıştır.
Bu deneyin amacı quantum düzeyindeki belirsizliklerin bizim düzeyimizdede belirlenebileceğini göstermek ve böylece endişe ve paranoya yaymaktı.Örneğin Ankara’ya gitmek üzere yola çıkıyorsunuz, ama Ankara’nın hala oradaolup olmadığına bile emin değilsiniz. Bu deney, siz bakıyorken masanızdakikağıtların niçin orada öylece durduğunu, fakat arkanızı döner dönmez, kaçışmayabaşladıklarını ve mesela elbise askısına dönüştüklerini de açıklar.
Bu alandaki bir diğer ünlü araştırmacı da, Feynman diyagramları olarakbilinen bir sürü eğri büğrü çizgiler ve onların yanındaki Yunan harfleriniiçeren diyagramları icat etmiş olan R Feynman’dır. Bu diyagramların keşfide kazara olmuştur. Bir gün parçacık araştırmalarındaki çocuklar cyclotrondabir parti vermeye kalkışırlar. Ama bongocu bulamazlar ve Feynman’ı bongolarıylabirlikte davet etmesi için H Bethe’yi gönderirler. Bethe Feynman’ın ofisinegelir, fakat onu orada bulamaz. O sıralarda Feynman bir kasa filan açmakiçin mi pek bilinmiyor, ama çıkmış, ofisinde yokmuş. Bethe de bir not bırakmakiçin kağıt aranırken, Feynman’ın anaokuluna giden kızının karalamalarındanbirini bulmuş. Bakmış, bakmış, hiç bir şey anlamamış. Anlayamadıkları şeyleriönemli sanan bütün faniler gibi, o da bunun çok zekice bir buluş olduğunudüşünerek almış ve açıklamış. Adına da Feynman diyagramı demiş.
Bu büyük bir bilimsel keşif olarak kabul edilmiş. O gün bu gün ana-babalarçocuklarının Feynman diyagramlarını küçük muon biçimli mıknatıslarla birliktebuzdolaplarının üstüne gururla asarlar ve ciğerparelerinin her gün yenibir bilimsel keşif yaptığına candan inanırlar. Ne de olsa onlarınkisi yeteneklibir çocuktur.
Geri Dön
|
Ana Sayfa
|
|
|