kişisel web sayfası, yazılar, yorumlar, makaleler, özgeçmiş
her şey hakkında bir şey veya bir şey hakkında hiç bir şey...

Türk Filmlerinden Klişeler (25 Ağustos 2007)


-Güzel olduğunuz kadar küstahsınız da.

-Anneciğim, ben bu amcayı çok sevdim. Ona baba diyebilir miyim?

-Bana annemi tekrar anlatır mısın babacığım? Senin annen bir melekti yavrum.

-Neden ağlıyorsun anneciğim?
-Hayır yavrum ağlamıyorum. Gözüme toz kaçtı.

-Benim de senin yaşlarında bir oğlum vardı evladım.

-Seni sevmiyorum, seninle oyun oynadım, bunu anlamadın mı hala?
(Aktör veya aktris amansız bir hastalığa -genellikle ince hastalığa-tutulduğu zaman sevgilisine söylediği ilk cümle.)

-Annen sen doğarken öldü yavrum.

-N'olur gerçeği söyleyin doktor yaşayacak mıyım?

-O kızla evlenirsen, seni mirasımdan mahrum, evlatlıktan men ederim.

-Nayır Necla, n'olamaz.

-Hayır siz kovmuyorsunuz, ben vazifemden istifa ediyorum.

-Tanrım, bu resim... Bu resim.

-Ben fakir bir gencim, sen ise zengin bir fabrikatörün kızısın.

-Biz ayrı dünyaların insanıyız.

-Aman tanrım, göremiyorum... Göremiyorum... Kör oldum.

-Görüyorum... Görüyorum ...

-Evlenince pembe panjurlu bir evimiz olacak.

-Aman Allah'ım, ne kadar mesudum.

-Hayır! Durun! Kemal suçsuzdur! Aradığınız suçlu benim!

-Durun, siz evlenemezsiniz. Siz kardeşsiniz!

-Bizim bu dünyada yaşamaya hakkımız yok mu be hakim bey abicim. Ha?

-Bu ses ... Bu ses ... Olamaz! Git! Git buradan!

-Vücuduma sahip olabilirsin ama ruhuma asla.

-Üstlendiğin vazife çok mühim Kemal, bu görevi layıkıyla yapacağındaneminim.

-Ben kör bir gencim, hayatımı keman çalarak kazanırım. Reca ederim,duygularımla oynamayın.

-Sen arkadaşımın aşkısın.

-Sizi ebediyete kadar bekleyeceğim.

-Lütfen haddinizi biliniz.

-Metanetinizi muhafaza ediniz. Tanrıdan ümit kesilmez.

-Tanrım ne kadar bedbahtım.

-Bana yıllar önce çılgıncasına sevdiğim bir kadını hatırlattınız.

-Babanın kanını yerde koma oğul.

-İşte bana yazmış olduğun aşk dolu mektuplar. Meğer hepsi yalanmış.Al bunları.

-Hayır Tamer... Olaylar sandığın gibi değil.

-Fakirsin sen! Fakir! Fakir!

-Beni paranla satın alabileceğini mi sandın?

-Bu resimdeki amca kim anne?

-Sen kaç yiğidim, ben onları oyalarım.

-Hayır! Hayır! Tertemiz hislerimle oynadın benim.

-Biliyordum! Ölmediğini biliyordum Rıfat.

-Oh, ne saadet!

-Yaa Justinyanus, işte buna Osmanlı tokadı derler.

-Yettim yiğidim.

-Yavrum İstanbul sana neler etmiş?

-Saadet dolu yuvamıza kara bir gölge düşürdün.

-Bizim gibi insanlar şerefleri için yaşar, namusları için ölürler, amasen bunu anlayamazsın.

-Ben artık yarım bir insanım.

-Çocuğumun ameliyat parası için yaptım her şeyi.

-Ağlamak istiyorum.

-Demek ikimiz de aynı kadını sevdik.

-Olmadı Neriman, yapamadım. Seni unutamadım.

-Ben sırtımda taş taşır, yine seni okuturum yavrum.

-Söyleyemedim anne, babamın simitçi olduğunu yine söyleyemedim.

-Son nefesimde her şeyi itiraf etmek istiyorum. Katil benim.

-Demek aşkımız bir yalandı.

-Parayla saadet olmaz evladım, bunu sakın unutma.

-Tanrım neden, neden ben!



Geri Dön | Ana Sayfa
 
Son güncelleme: 23 Kasım 2008 14:37
Bu sayfadaki içeriği izinsiz kopyalayan eşek kulaklıdır.
© Ali AYEN Ankara - 2007