 |
Allah ve Tanrı (25 Ağustos 2007)
---
... Allah ve Tanrı aynı anlamda mıdır?
---
Bu tartışma eskiden de vardı, hala devam ettiğini bilmiyordum. Demek ki henüz bir sonuca bağlanmamış. Benim yazacaklarım da büyük bir ihtimalle tartışmayı bitirmeyecek. Yine de elde bir konu varsa niye yazmayayım, değil mi?
Kelimelerle ilgili bir çok tartışmaya girerken söylediğim ve yazdığım ana tezimle gireyim: Bir kelimenin anlamı o kelimeyi kullanan insanların ondan anladığıdır. Bence bu konu da dini olmaktan çok lingüistik; hatta dini bir tarafı bile yok, tamamen dille ilgili. Tanrı kelimesi bir kullanım yerine göre tamamen Allah anlamına gelebileceği gibi başka bir kullanım yerine göre hiç gelmeyebilir.
Karşılaştırmaya girmeden önce, biraz tuhaf olacak ama, "Allah kelimesi Allah demek midir?" diye sorayım. Şunu kastediyorum: Allah Araplarca Kur'an'dan önce de (fakat ne kadar önce, burası belli değil) bilinen bir kelimedir. Bizim dini bağlamda bu kelimeden anladığımız şey, Kur'an'ın ona yüklediği anlamdır. Peki, bu kelimeyi her kullandığımızda Kur'an'ın ona yüklediği anlamı mı kastederiz? Evet, demeden önce bir düşünün:
"Allah, Allah! Demek öyle ha!" Birisi şaşkınlığını belirtiyor. Bu cümleyi kullanan kaç kişi o sırada Kadiri Mutlak Allah'ı düşünür?
"Allah seni kahretsin! Ne bu üstün başın böyle!" Anne çocuğunu azarlıyor. Kaç anne bu sözü düşünerek ve beddua kastıyla söyler?
"Bakalım işin sonu nereye varacak. Allah sonumuzu hayretsin." Bu sözler, mesela, insanların memleket meselelerini bir süre konuştuktan sonra konu çıkmaz sokağa girdiğinde söylenir. Nadiren dua niyetiyle söylenir.
"Burada 10 bulunması Allah'ın bir lütfu." Bu ve bunun benzeri sözleri seçmeli olarak aldığım EC 301 dersinde hoca söylerdi. Matrisin güzel bir sonuç vermesi için uygun bir hücresinde bu sayının bulunması gerekiyordu ve zaten soruyu kendisi hazırladığından o sayıyı oraya kendisi koymuştu.
"Allah rızası için bir yardım et yavrum." Profesyonel dilenciler (gerçekten muhtaçlar değil) söylediğinde kastedilen Allah nasıl bir Allah'tır?
"Askerlerimiz 'Allah, Allah!' nidalarıyla saldırıya geçti." Ölümle burun buruna olan insanların gerçekten Allah dediklerine eminiz; yine de böylesi bir durumda sesin olağanüstü moral desteğini gözden ırak tutmamak gerek
Yukarıdaki örnekleri istediğiniz kadar artırabilirsiniz; ama sanırım ben maksadımı ifade edebildim. Genel olarak, Allah dua ve ibadetlerde, dini kitap, konuşma ve vaazlarda, yeminlerde ve zor durumlarda kalan çaresiz kimselerin yalvarmalarında ("Allah'tan kork, bana bunu yapma") geçtiği zaman Kur'an'ın tarif ettiği anlamda kullanılır. Tabi, bu genelleştirme tam doğru olmadı; çünkü, örneğin, zenci bir liderin (galiba Malcolm X'in) "ben hacca gidene kadar Allah'ı zenci sanıyordum," demesi gibi, her insanın aklındaki Allah kavramının aynı ve Kur'an'a uygun olması gerekmiyor.
Ayrıca, bu genellemeyi yaparken Türkiye Türkçe'sini konuşan insanları düşünüyordum. Biz dua ederken (birinci tekil şahıs ekiyle) Allah'ım da deriz. Arapça'da böyle bir şey yoktur. Araplar, ilahi (veya ya ilahi), rabbi (veya ya rabbi, bunu biz de deriz) ifadelerini kullanırlar. Allah kelimesini kullanacaklarsa, kuralsız ve kalıplaşmış Allahumme derler. (Bu -mme ekinin Arapça'da başka bir kelimeye eklendiğini hiç duymadım. Muhtemelen o zamanlardaki Arap yarımadasında bulunan Yahudilerden öğrendikleri İbranice Elohim kelimesinin, izleyemediğim bir Arapça kelimeyle etkileşmiş ve/veya Arap hançeresine uyacak şekilde değiştirilmiş halidir. İbranice kelimedeki -im çoğul ekidir.)
Tanrı kelimesi yukarıdaki örneklerin hangilerinde Allah yerine kullanılabilir? 1. ve 6. cümlede kesinlikle kullanılamaz, çünkü onlar kalıplaşmıştır. 2. ve 5. cümlelerde kullanılması biraz tuhaf kaçar; yanlış olmasa bile kulağımıza alışılmadık gelir. Diğerlerinde güvenle kullanılabilir.
Tanrı kelimesinin çok bariz iki anlamı vardır:
Yaratan. Bu anlamda kullanıldığı her yerde Allah kelimesi yerine güvenle kullanılabilir; Allah kelimesi gibi, onun da çoğulu yapılamaz.
("Allahlar susamışlardı" adıyla bir tercüme çarpmıştı bir zamanlar gözüme, belki bir kütüphanede. Kitaba bu başlığı atanı Türk Dili'ni en salakça kullanan kimse ünvanıyla onurlandırıyor ve bu ifadenin cehalet mabedinin cümle kapısı üzerine yazılmasını öneriyorum.*)
Yaratıcı olarak inanılan herhangi bir varlık. Bu anlamda kullanıldığı yerlerde Allah kelimesiyle değiştirilemez; onun çoğulu yapılabilir.
Askerde yemeklerimize "Tanrımıza hamdolsun," duasıyla başlardık. Burada uygun ve doğru olarak kullanılmıştır; çünkü kendisine şükrettiğimiz bu Tanrı'nın diğer adı Allah'tır.
"Mars Romalıların savaş tanrısıydı, onların başka tanrıları da vardı." Bu cümledeki tanrı kelimeleri Allah kelimesiyle değiştirilemez ve onların büyük harfle yazılmalarına gerek yoktur.
O halde, bu iki kelimeden hangisinin doğru olduğu veya birinin diğerinin yerine geçip geçmeyeceği tartışması bence abesle iştigal. Ana dili Türkçe olan herkes hangi kelimeyi nerede kullanacağını ve hangi durumlarda bu iki kelimenin birbiri yerine geçebileceğini biliyor. Bir Türk'ün soyadı "Tanrıverdi" ise kimse ona "Allahverdi" demez, tersi de öyle.
--------------------------------------------------------------------------------
Biliyorum, gerçeğin tek olduğunu ve kişilere göre değişmeyeceğini ileri süren katılaşmış, yani gerçeğin bir tek kalıba dökülmeye razı olmayan hamurumsuluğuna adaptayon yeteneğini kaybetmiş kişiler, dini argümanlar ileri sürerek itiraz edecekler. Benim bütün istediğim, bu yazıda dini bir argüman getirmediğimi fark etmeleri ve itirazlarını ona göre yapmalarıdır. Dini argümanların muhtemelen hepsini bildiğimi ve onlara karşı cevabımın hazır olduğunu da ekleyeyim.
Soru: "Allah, Allah, Allah! Bu nasıl sevmek?" cümlesindeki Allah kelimeleri Tanrı kelimesiyle değiştirilebilir mi? Cevabın gerekçesi dini midir?
* Saldırının hedefinin kişi değil kullanma biçimi olduğuna dikkat edile.
Geri Dön
|
Ana Sayfa
|
|
|