kişisel web sayfası, yazılar, yorumlar, makaleler, özgeçmiş
her şey hakkında bir şey veya bir şey hakkında hiç bir şey...

Elif'in Manası (25 Ağustos 2007)


Mecnun: "-Ey şaşkın! Okudun, yazdın ve manasını da anladın. Manayı nasıl anladın?"
Şaşkın: "-Elifba ile."
"-Mana ne demektir?"
"-Birin iki, ikinin bir olmasıdır."
"-Bunun ismi nedir?"
"-Kelime-i tevhid."
"-Bir nasıl tevhit olunur? Taksim edilmesi mümkün ve mürekkep (composite) midir ki?"
"-Hayır! 'Bir' sade, arızasız ve engelsiz olduğu gibi onun taksim edilmesi de imkansızdır."
"-Öyleyse bir nasıl iki olur? Ve tevhitte neden iki hat var?"
"-İki çizginin birisi ikrar, diğeri inkardır. İnkarın varlığı, ikrarın gölgesidir. Bu sebepten dolayı iki çizginin hakikati birdir. Eğer bir çizgi olsa o vakit ikilik olabilirdi."
"-Ya buna ne derler?"
"-Üç ismi var: San'at-ı hilkat, cilve-i zuhur, mel'abe-i vahdet."
"-Bu ne zaman olmuştur?"
"-Zaman inkar ile ilgili bir taraftır. Vücutta zaman olmaz ki! 'An' olur."
"-Pekala, 'an' dediğin nedir?"
"-Sırf inkardır. Sırf yokluk, ikrarda zamansızlık, ayrılıkta mutlak zamandır."
"-Elifba ne demek?"
"-Alemlerin hadiseleri..."
"-Hangi harf asıldır?"
"-Elif!"
"-Neyin aslı? Vücudun mu, hadiselerin mi?"
"-Vücudun olamaz, hadiselerin."
"-Elif'in aslı ne?"
"-Nokta!"
"-Vücud kabul ettiğin Elif mi, Nokta mı?"
"-Nokta! Vücud suskun (sakin) Elif ile konuşur."
"-Ya! Demek vücud iki türlü?"
"-Hayır! Elif ve Nokta birdirler."
"-Öyleyse Elif nasıl hasıl oldu?"
"-Bu bir meseledir, söze sığmaz ki!"
"-Mesel göster!"
"-Misli ve naziri olamaz."
"-Öyleyse misal göster."
"-Misali zaman ve mekan kaydından azade olanlar anlar."
"-Misalin sermayesi nedir?"
"-Arı."
"-Arı ne yapar?"
"-Bal. Sevdirmek için."
"-Ya başka ne yapar?"
"-Balmumu yapar. Bildirmek için."
Mecnun sınırsız bir sevinçle:"-Allah mübarek etsin, ey ariflerin tacı! Hayret vadisi de senin, delilik vadisi de senin. Son bir sorum var, mislini göster."

Ben ...

... şaşkın cebinden bir parça balmumu çıkardı. Oradakilere göstererek:
"-Ey cemaat! İşte Nokta," dedi.
Sonra nefesi ile ısıta ısıta uzattı ve:
"-İşte Elif," dedi.

O vakit mecnun ayağa kalktı ve:
"-Elif'in başka ismi varsa söyle!" dedi.
Şaşkın:"
-Evet vardır, yalnız kulağına söyleyeyim," dedi. Yaklaştı, bir şeyler fısıldadı, birbirlerini kucakladılar.

Sonra bana dönerek....



Geri Dön | Ana Sayfa
 
Son güncelleme: 29 Ağustos 2008 23:09
Bu sayfadaki içeriği izinsiz kopyalayan eşek kulaklıdır.
© Ali AYEN Ankara - 2007