 |
Aman Allahım Parçacığı (25 Ağustos 2007)
by John Walker, January 4, 1994
Sinek Gözü
Utah Üniversitesi’nin Sinek Gözü II adında bir kozmik ışın detektörü var. Sinek Gözü gece göğünü izleyen bir dizi teleskoptur. Yüksek enerjili kozmik ışınların atmosferle çarpışması sonucu ortaya çıkan mavi flaşları kaydeder. Detektör personeli flaşın yoğunluğuna ve yüksekliğine bakarak parçacığı tanımlayabilir ve onun enerjisini hesaplayabilir.
15 Kasım 1991 gecesi Sinek Gözü 3.2±0.9×1020 eV enerjili bir proton tespit etti. Bir karşılaştırma olması için, geçenlerde iptal edilen Süperiletken Süper Çarpıştırıcı (Superconducting Super Collider, SSC) protonları 20 Tev (2×1013)ye kadar hızlandırabiliyordu. Bu enerji Sinek Gözünün tesbit ettiği protonun enerjisinden 10 milyon kat daha azdır. Aman Allahım parçacığının enerjisi 51 jouledür. Bu enerji 40 wattlık bir lambayı 1 saniyeden fazla bir süre yakacak kadar büyüktür. Utah Üniversitesi’nden fizikçi Pierre Sokolsky’nin ifadesiyle, ayak parmağınıza düşen tuğlanın enerjisi kadardır. Saatte 55 mil hızla giden bir beysbol topunun enerjisi de bu kadardır.
Eldeki bütün bilgiler bu parçacığın bir proton olduğuna işaret ediyor. Protonun durgun kütlesi 938.28 MeV ya da kabaca 1 GeV (1×109 eV) tur. Parçacığın enerjisinin geri kalanı hareket enerjisidir. Haydi biraz sayılarla uğraşalım.
Mikrobial kütle
Kütle ve enerji eşitliği bağıntısını kullanarak, 3×1020 eV enerjili bir parçacığın durgun kütlesinin yaklaşık 5×10-13 gram olduğunu hesaplarız. Bu size bir şey ifade etmeyebilir, ama bunun yaklaşık 3×1011 dalton olduğunu hatırlarsak (1 dalton hidrojen atomunun ağırlığıdır) parçacığın görünen kütlesinin E coli bakterisininki kadar olduğunu fark ederiz. Bu bakterinin kütlesi 5×1011 daltondur. Yani, bu bir tek parçacığın kütlesi bir bakterininki kadardır.
Ne kadar hızlı?
Bu parçacığın hızı ne? Çok, çok büyük. Özel relativite formüllerine göre, dir.
Buradan parçacığın hızı yaklaşık olarak
v = 0.9999999999999999999999951c çıkar.
Işık hızını 3×10^8 m/s olarak alırsak, parçacığın hızının 2.9999999999999999999999853×108 m/s olduğunu buluruz. Bu da onun ışıktan 1.467×10^-15 m/s (1.5 femtometre/s) daha yavaş olduğunu anlamına gelir. Yani, başlangıçta bir ışık fotonuyla birlikte yola çıkmış olsalar, 1 ışık yılı sonra bu parçacık fotondan sadece 0.15 femtosaniye (veya 46 nanometre) geride kalır.
Parçacık zamanı
Hareket eden bir sistemde zamanın yavaşlamasını veren bağıntıya göre, dir.
v/c yi bildiğimize göre artık parçacığın zamanının hesaplayabiliriz:
t/t0= 3.197×1011 olur. Bu da parçacığın zamanının bize göre 300 milyon defa daha yavaş aktığı anlamına gelir. Parçacık bu hızla giderken yerden bakan gözlemciye göre ve parçacığa göre bazı zaman karşılaştırmaları yapalım:
Demek ki bu hızla gidiyor olsaydık, görünür evrenin ucuna iki-üç hafta sonra ulaşabilecektik. Ancak ne yazık ki, bu kadar hızlanabilecek kadar enerjiyi bulup ta uzay aracımızı bu hıza ulaştırabilseydik bile pek uzağa gidemezdik. Çünkü uzayın kozmik fonunu teşkil eden mikrodalga radyasyonu ve oralardaki diğer foton ve atomaltı parçacıklarla etkileşim sonucu (bir tür sürtünme etkisi) sürekli enerji kaybederdik. Sokolsky’nin hesaplarına göre 3×1020 eV enerjili bir proton bile enerjisini bu şekilde kaybetmeden10 megaparsekten öteye gidemez. Bu mesafe de Virgo (Başak) galaksi kümesinin uzaklığı kadardır.
Hızlı git, incelSon olarak ta Aman Allahım parçacığının hareketi sonucu ortaya çıkan boyca kısalmaları inceleyelim. Lorentz transformasyonlarına göre, hareket doğrultusunda boyca kısalma, dir.
Buna göre parçacığın etrafı nasıl gördüğüne bir bakalım:
Ama nasıl?
Böyle bir parçacık nasıl üretilmiş olabilir? Ne tür bir kozmik proses sıradan bir protonu ayağa düşen bir tuğla kadar ağır hale getirebilir?
Bunu kimse bilmiyor. Bu kadar enerjisi olan bir parçacık galaktik magnetik alanlarla çok az saptırılabilir, bu nedenle parçacığın geldiği yöne bakarak kaynağı görebilmeliyiz. Astronomlar o yönde hiç bir acayiplik görmüyor. Evren zengin bir sır kaynağı.
Gönderen Avninin Geyik Şatosu zaman: 22:23 0 yorum
Geri Dön
|
Ana Sayfa
|
|
|