 |
Alice ve Yumurtakafa (25 Ağustos 2007)
Yumurtakafa gene küçümser gibi: "-Ben bir sözcüğü ne anlamda kullandıysam, o sözcük o anlama gelir, anlaşıldı mı ?" diye bağırdı.
Alice: "-Bence mesele şudur," dedi. "Sözcükleri bu kadar değişik anlamlara sokmak sizin elinizde mi bakalım?"
Yumurtakafa: "-Bence asıl mesele, hangisinin başa geçeceğidir," dedi.
Alice sesini çıkarmadı. Kafası allak bullak olmuştu.
Yumurtakafa anlatıyordu: "-Sözcüklerin kimisi çok huysuzdur. Hele fiiller pek kendini beğenmiş olurlar; hepsinin burnu Kaf Dağı'ndadır. Sıfatlar çok daha yumuşak başlıdır, onlara her istediğini yaptırabilirsin. Yalnız, ben hepsini de pek güzel yola getirmesini bilirim. Kavranılmaz! Ya, işte böyle!"
" 'Kavranılmaz' demekle şunu söylemek istedim: Bu konuda yeterince konuşmuş sayılırız.
Geri Dön
|
Ana Sayfa
|
|
|