kişisel web sayfası, yazılar, yorumlar, makaleler, özgeçmiş
her şey hakkında bir şey veya bir şey hakkında hiç bir şey...

Kola Fiziği (25 Ağustos 2007)


Usenetteki favori newsgrouplarımdan sci.physics'in FAQ'sunda, karbonatlı bir içeceğin kutusu ya da şişesi açılmadan çalkalanırsa, kutu ya da şişedeki basıncın artmasının ve kapak açılınca patlama şiddetinin fazla olmasının nedenleri üzerine sorulan soruyu ve cevabını okurken, aklıma bu cevabın bir bölümünü kendi amaçlarım için kullanabileceğim geldi.

Geçenlerde deniz otobüsündeki yarım saatlik bir yolculuk sırasında biraz muhabbet ettiğim birisi fizikçi çıkınca, laf -genellikle olduğu gibi (fuayedeki Feynman'dan yapılan alıntıya bak)- döndü, dolaştı, hurafeye varıp dayandı. Bana, halk arasındaki mavi gözlülerle ilgili yaygın kanaati aktardı. (Bunu biliyor olmalısınız: Mavi gözlülerin nazarı daha çok değermiş.) Mavi ışığın frekansının diğer göz renklerinin frekansından yüksek, ve dolayısıyla mavi ışığın enerjisinin diğerlerinden daha büyük olması nedeniyle halk arasındaki bu kanaatın bilimsel (burada, fiziksel) bir temeli olduğuna inandığını söyledi.

İnsanların neye inandıkları kendi seçimleridir, beni ilgilendirmez. Sadece muhabbet gayesiyle iki soru sordum:

*


"Nazar değmesi" denilen şey bilimsel olarak (burada, tıbben) ne demektir?
*

Bu lafın bir anlamı varsa, bu kanaati haklı çıkaracak bir istatistik biliyor musun?


Tahmin edeceğiniz gibi bu soruların dişe dokunur ve olumlu bir cevabı yoktu. Sonra bir daha sordum: "Gökyüzü de mavi, onun nazarı hepimize sürekli değmeli, değil mi?" Buna, gözden gelen enerjinin daha yoğun olması gibi bir şeyler söyledi ve yogilerin enerjilerini yoğunlaştırarak bazı zor şartlara (çivili yatak gibi) tahammül etmeleriyle ilgili bazı anekdotlar anlattı. Tabi bana yine sormak düştü: "Hangi enerjiden söz ediyorsun?" Bunun da anlamlı bir cevabı yoktu; çünkü bir fizikçi için enerji, ne olduğu tam anlaşılmasa da, matematiksel tanımı yapılmış bir kavramın adıdır. Örneğin, mekanik enerji dendiğinde, fizikçi, etrafta , mgh, veya gibi, elektromagnetik enerji dendiğinde hn gibi ... bir şeyler arar. Bunları bulamazsa, kişinin neden söz ettiğini anlayamaz. (Bu laf kibarca, "kişi saçmalamaktadır," anlamına gelir.)

Son olarak da Kuzey Avrupa ülkelerinde insanların genellikle mavi gözlü olmaları nedeniyle o insanların birbirlerine sık sık nazar değdirmeleri gerektiğini ileri sürdüm. Neyse işte, bu da böyle bir anı.

Şimdi, yine yaygın bir kanaati ele alıp doğruluk araştırması için bir yol önerelim.

Karbonatlı bir içeceğin (kola, gazoz, bira vs) kutusu ya da şişesi açılmadan çalkalanırsa, kutu ya da şişedeki basınç artar ve kapak açılınca patlama şiddeti bu nedenle fazla olur.

Bu, herkes tarafından denenmiş ve gözlenmiş bir sonuç gibi görülebilir, ama yine de emin olmak için kontrollü deney yapılması gerekir; çünkü kontrolü yapılmadan sadece duyulara güvenilerek yapılan gözlemlerden çıkarılan sonuçlar yanıltıcı (ve yanlış) olabilir. Karbonatlı bir içeceğin zaten normal açılışla bile patlaması ve sıvının kutunun/şişenin ağzına doğru yükselmesi, insanı psikolojik olarak şartlandırmış ve çalkalamanın bu etkiyi artırdığı gibi bir sonuca götürmüş olması pekala mümkündür.

Şimdi şöyle bir deney yapalım: 6 kutu (veya şişe) kolayı alalım ve hepsini aynı yerde ve oda sıcaklığında 24 saat bekleterek onların dengeye ulaşmalarını sağlayalım. Kutular buzdolabından alınırsa, deney sırasındaki ısınmalar deneyin sonuçlarını etkileyebilir ve bu durumda kutular denge halinde olmaz.

Kutulardan üçünün altına birer işaret koyarak onları bir güzel çalkalayalım. Diğer üç kutuya dokunmayalım, onlar kontrol grubu olarak kullanılacaktır. Sonra birine biz görmeden kutuları karıştırmasını söyleyelim. Karışık kutuları birer birer açalım ve altlarındaki işarete bakmadan, sadece açılıştaki şiddete bakarak çalkalandığını tahmin ettiğimiz kutuları ayıralım. Kutuların altına bakarak hipotezimizin ne kadar doğru olduğunu görebiliriz.

Tabi, bu deneyden alınan sonucun güvenilirliğini artırmak için deneyi, sonuçtan iyice emin oluncaya kadar tekrarlamamız gerekebilir; çünkü ne de olsa 6 kutudan işaretli olan 3 kutuyu rasgele ayırma olasılığı 8'de 1'dir.

Ben, kutu çalkalandığında daha mı şiddetli açıldığını hiç merak etmedim. Yukarda aktarılan deneyi de yapmadım. Burada asıl amacım, bir görüş, bir tez, bir fikir, bir hipotez veya bir teorinin bilimsel olarak nitelendirilebilmesi ve kanıtlanabilmesi için gerekli olan ilk şartı, onun denenecek ve gözlenecek bir şeyler içermesi şartını anlatmaktır. İddianız hiç bir şekilde denenemeyecek olduktan sonra istediğiniz şeyi ileri sürebilirsiniz.


Bu arada FAQ, frequently asked (ya da answered) questions, sık sorulan (veya cevaplanan) sorular anlamında bir kısaltmadır



Geri Dön | Ana Sayfa
 
Son güncelleme: 29 Ağustos 2008 23:18
Bu sayfadaki içeriği izinsiz kopyalayan eşek kulaklıdır.
© Ali AYEN Ankara - 2007